iznik ultra Maratonu 2012

iznik Ultra 2012 benim için çok özel bir deneyim!  ilk 100 km üzeri koşum o ana kadar  45, 50 ve 60 km lik  ultra Maratonlar KOŞTUM.   mental olrak hazırdım ama  bazı eksiklerim olduğunuda yarışta anladım!  patlayan hava şartlarıda bunlardan biriydi. Daha önce gece siste karda yağmurda koştum ama  bu seferki başkaydı sanki gök yarıldı  derler ya o cinsten birşey!   start esnasında başlayan yağmur  akşama doğru şiddetini arttırdı! gece yarısı artık ne önümüzü bile göremez halde çamurlu patikalarda ilerlemeye çalışıyorduk Traktörlerin derin yarıklar açtığı patikada basacak yer bulmak imkansızdı ! çok kez kayıp düştüm çamurlu sulardan artık ıslanmıştım!  bir hatamda  zamanında üzerime kalın bir şeyler giymemek olmuştu vucut ısım düşmüştü! gerçi giysemde bişey farketmeyecekti belkide  ıslanmak kaçınılmaz olmuştu!  100 km noktasına ulaştığımda yarışın bitmesine 26 km kalmıştı!  sobanın başında beklerken Alper Dalkılıç Muazzez özçelik Selim Tuluk Özgür Tetik ve ben yolda çok gerilerden gelip geçen Bakiye Duran Soba başındaydık!üşüyordum ve kuru hiçbirşeyim kalmamıştı! Ayaklarım başparmak Tırnaklarımın altına kan Toplanmıştı ve canım yanıyordu!  arkadaşların Mustafa devam edebilecek durumdasın demelerine rağmen ben istediğimi elde ettim seneye gelip bu parkuru koşup bitireceğim bu kadarıda bana yeter diyerek orda yarışı bıraktım!   daha sonradan doğru kararı verdiğimi anladım Ayaklarımın iyileşmesi zaman aldı! o halde bitirseydim muhtemelen dahada kötü olabilirdi!  Ayakkabılar yarım numara daha büyük olmalıydı !   2013 te koştuğum 130km iznik ultrayı  büyük sorun yaşamadan bitirdim!1 ay sonra kıbrısta 80km ve 3 ay sonrada 120km TDS Montblanchı koştum:) azmin elinden birşey kurtulmuyor  ama ultra maratonda Tecrübe herşey bunu anlamış oldum yeni başlayacak arkadaşların bir iki yarışı feda edip tecrübe kazanmaları gerekli daha sonra kendi iyi zamanlarını yapmak için yarışabilirler. yoksa bir takım sakatlıkların olması kaçınılmaz! bu sporun şakası yok özelliklede bazı parkurlar çok kırıcı ultra Trail koşmanın düz yolda koşmak ile uzaktan yakından bir ilgisi yok !

İZNİK ULTRA MARATONU.  Bakiye Duranın yazısından alıntıdır.
14/ Nisan / 2012 tarihinde CANER ODABAŞOĞLU Türkiye’de ilk defa tek etapta koşulan 126 km lik ultra maraton gerçekleştirdi.
Uluslar arası standartlarda hazırlanmış, kusursuz çalışılmış, inanılmaz derecede emek verilmiş . Mükemmel bir ultra maraton koşuldu.
CANER ODABAŞOĞLU ve ekip arkadaşlarına sonsuz teşekkürler. Çok daha büyük organizasyonlara imza atacağından hepimiz eminiz.
Disiplinli ve ciddi çalışmaları ile ultra maraton koşucularının da ivmesini artırmış oldu.
Yerel yönetimler ile iyi iş birliği yapılmış , çok mükemmel organize edilmiş, iletişim inanılmaz ölçüde hızlı gerçekleştirildi.
İznik halkı, kasaba ve köy halkı tarafından koşucular bölgelerine girer girmez alkışlanmaya başlandı . Her türlü destek ve ilgi gösterildi.
Geçtiğimiz yıllarda her zaman benim ülkemde de büyük ultra maratonlar düzenlemeliyiz şeklinde çok çaba gösterdim . Geçen yıl UTMB yarışını koştuğumuzda TÜRKİYEDE mutlaka UTMB ayarında yarış düzenlemeliyiz şeklinde düşünmüştüm. Hayallerim gerçekleşti . Kendi ülkemde 126 km koştum.
Start yerinde Ultra maraton koşucuları da CANER ODABAŞOĞLU kadar ciddi ve coşkuluydular.
Nihayet start verildi 5-10 dakika sonra dağlara tırmanmaya başladık ama yağmurda başladı. İlk 60 km dağları, tepeleri tırmanmakla geçti. 60.km de biraz dinlendim. Sıcak çorba içtim Gıda ,su ve ikmal istasyonları açık büfe şeklinde düzenlenmiş .Hizmette sınır yoktu.
60.km den sonra zeytin bahçeleri arasında kıvrım kıvrım ilerleyen diz boyu çamurlu yollara düştük. Koşmak ne kelime ayakta durabilmek şans işi . Bir ara yağmur kesildi .ALPER DALKILIÇ arkadaşımız hava açtı gece rahat gideriz dedi ama cümlesi bitmeden gök yüzü patladı . Sel suları sanki gök yüzünden boşalıyor gibiydi . Kova ile başımıza su dökülüyordu.
Tek düşüncem bu bataklıktan çıkabilecekmiyim.Kendimi 2008 yılında koştuğum PATAGONYA daki yarışta bataklıklarda hissettim. Ben ne yarışlar koştum bu çamurlar bana vız gelir diyerek var gücümle koşmaya başladım kaç kere düştüm kalktım bilmiyorum . Alper Dalkılıç arkadaşımı da unuttum. Bir gece yarısı zifiri zindan karanlıkta zeytin bahçeleri arasında MUSTAFA ÜÇBİLEK arkadaşıma rastladım. Mustafa evinde su mu çıktı ne işin var buralarda dedim .O da abla biz kaybolduk 3 km ileri gitmişiz dedi Yağmurdan kafamızı kaldıramadığımızdan işaretleri kaçırdığımız anlar çok oldu. 97 .km de kontrol istasyonuna vardım hemen sıcak çay içtim. Sobaya yapıştım kıyafetlerimi çıkardım sıktım ama yeniden giyemedim buz gibiydiler. Çay veren abiden çöp poşeti istedim . Çöp poşetlerinde kıyafet yaptım Mustafa ÜÇBİLEK ve Özgür TETİK , diğer arkadaşlarda geldiler. Hepimiz aynı durumdaydık. Bir kaç arkadaşımda benim gibi çöp poşetinden iç kıyafet yaptı .Islak giysileri çöp poşetinin üstüne giydim. Bir çöp poşetinden de başıma çadır gibi örtü yaptım üstüne de bandanayı taktım . Benimle yola çıkan var mı diye seslendim Özgür TETİK Ve birkaç arkadaş yola çıktık . 120.km ye kadar çamurlu yollarda koşmaya çalıştım. Özgür TETİK beni bıraktı gitti onlara yetişemedim. Zifiri karanlılar içinden bir köpek çıktı Özgür TETİK arkadaşım geçtiğine göre saldırmaz diye düşündüm ama köpekten de gözümü ayırmadım . Aman oğlum ben iyi biriyim bana dokunma derken bir baktım yol işaretleri yok oldu. Biraz daha ilerledim işaret göremedim . Tekrar köpeğin bulunduğu bahçeye geldim . Tam oradan sola dönmeliymişim bir daha beni kim tutar . Şehir içine girdiğimde saat 05 CANER ODABAŞOĞLU tek başına yol ortasında Bakiye 1km kaldı dedi . İnanınki bir 126 km daha koşabilecek gücüm vardı . Bu emek ,bu güzellik karşısında değil 126 km 226 km bile koşulur. Helal osun CANER ODABAŞOĞLU ve ekip arkadaşlarına . Sonsuz teşekkürler.
Bu yarış kaçmazdı.Kaçırılmayacak bir fırsattı. Büyük bir şans oldu. Bir daha bu kadar güzel bir ortam , bu kadar güzel insanlar, bu kadar çok yağmur ,çamur bir araya gelmez. Tüm gün yağan yağmur dağlar, akan sel suları, göletler , ve 66 km lik çamur etabı yarışa farklı bir anlam kazandırdı
TEŞEKKÜRLER BUNCA YAŞANMIŞ GÜZELLİKLER İÇİN

Yorumlar için cevaplar.
SEVGİLİ DOSTLARIM. Gerçek başarıyı CANER ODABAŞOĞLU arkadaşımız yakaladı. Kısa bir zaman aralığında bu kadar büyük bir organizasyonu gerçekleştirmek çok büyük bir başarı. Koşmak işin en kolay tarafı. Bizler arazide koşarken CANER ODABAŞOĞLU bizlerle ayrı ayrı koştu. Kim nerede, ne durumda , hastalık, sakatlık varmı, ya birinin başına bir iş gelirse yada birileri kaybolursa nerde bulursun bu çamur deryasında hiç bir yere araç giremeyecek duruma geldi . İnanınki, ben kendimden çok CANER arkadaşımızı düşündüm . Gece boyu sokaklarda tek tek sporcularını karşıladı .Yorulmuş sesi gitmiş ama dimdik benimle finişe kadar geldi. CANER ODABAŞOĞLU 126 km lik parkuru 126 KEZ KOŞMUŞTUR. Aslında bir seminer yaparak bir ULTRA MARATONNU ANATOMİSİ düzenlesek. Koşanlar Koşturanlar karşılklı işin ayrıntılarını konuşabilsek.Koşanlar koşturanlar b,r bütünüz . Bu iş patlayacak gidecek. Canlarım can dostlarım hepinize sonsuz teşekkürler. Bir dahaki ULTRA MACERADA GÖRÜŞMEK GÖRÜŞMEYİ DİLERİM.
Tüm sevdiklerim İLGİ VE ALAKANZ İÇİN TEŞEKKÜR AZ GELİR. Sizleri sımsıkı kucaklamak isterim. Koşanlar, koşturanlar ,hakemler, gönüllüler gönül verenler, emek verenler,köy halkı kasaba halkı her kes herkes sevgi yumağı oldu. Haticem’in elinden sıcak çorba kasesini kafama diktim kaşıkla içmeyi bekleyemedim. Zor şartlar insanların savunma stratejileri kuvvetlendirdiği gibi insanları da birbirine sımsıkı bağlamaktadır.İşte biz İZNİK ULTRA MARATONUNDA ORGANİZASYON EKİB İ VE ULTRA MARATON KOŞUCULARI birbirimize sımsıkı bağlandık ,kenetlendik Kontrol noktalarındaki görevli gönüllü dostlarımızın sevgisi ,enerjisi ile koşmayı başardık. Emeklerinin karşılığını verebildiysek ne mutlu bize. Tüm dostlarıma candan teşekkürler . Güzel bir gün yaşadık Dilerim en kötü günümüz böyle olsun.

Dostlarım . Bundan sonra iş bize düşüyor. Organize ekibinin harcadığı bu emek karşısında ilerde çok çalışarak karşılık vermeliyiz. Ultra maratonları ve ULTRA MACERA KOŞULARINI yaygınlaştırmalıyız. Artık yurt dışındakiler Türkiye’de düzenlenecek yarışlar için puan alarak gelmeliler.. Gittiğimiz ülkelerde halk kendi yarışlarına nasıl sahip çıkıyorlarsa bizde sahiplenmeliyiz. İstersek CANER ODABAŞOĞLU dünya çapında bir organizatör olabilir.O bizim canımız. İZNİK ULTRA MARATONU için ne kadar çok emek verildiğini hepimiz gördük . En azından yarışları koşarak desteklemeliyiz. Bir çok arkadaşımız 50 km, 60 km, koşmayı hayal bile edemezken 126 km koştu ve bitirdi.Sınırlarımızı aşmalıyız. Kafamızın içindeki engelleri kaldırmalıyız . Yapamam diye bir şey yok yapacağız ,yapabiliriz en önemlisi yapmalıyız. Geçmiş tarihlerde olduğu gibi matbaanın 300 yıl sonra ülkemize gelmesini beklemeyelim. Sesimizi duyuralım çevremizi uyaralım. Şayet ultra maraton koşamayacak durumdaysak start alanında bulunalım. Start alalım. 10-20-30 km ne kadar yapabilirsek ,nereye kadar koşabilirsek koşalım . Bu gün yarım koşanlar gelecek tarihlerde kalan mesafeleri koşacaklardır. Şimdi MUSTAFA ÜÇBİLEK arkadaşımıza soralım 100. km de yarışı bıraktı ne hissediyor. Eminim ki gelecek yıl 150 km koşmayı hedefleyecektir. Bu bir aşk .Bu bir özgürlük. Özgürlüğümüzden vaz geçmeyelim.
Biz koşucular bir bütün olmayı başaramazsak hiçbir kimseye diyeceğimiz olamaz. Yıllardır atletizm ile ilgili arkadaşlar devletin atletizm sporuna gerekli önem ve desteği vermediğinden yakınırız.
Kendimize soralım biz koşucular birbirimize ne kadar önem veriyoruz. Ne kadar destekliyoruz.
Kaç yarış sonucunda yarış düzenleyen organizatörlere teşekkür ettik. Bir yarış hangi zorluklar içinde yapılıyor kendimize soralım.
Ben koşacağım diye kimse bana hizmet etmek zorunda değildir. Antrenmanlarda koşarken her türlü giderlerimizi karşılıyor sakatlandığımızda hiç kimseye şikayette bulunamıyoruz .İstiyoruz ve yapıyoruz.
İstersek kendi yarışımızı kendimiz gerçekleştirebiliriz . Bu işler dünya genelinde artık böyle yürümektedir. Nasıl tatile gittiğimizde, kahveye gittiğimizde , ibadet yapmaya gittiğimizde ,Pikniğe gittiğimizde kimse ize ay ne güzel piknik yapıyorsun al sana para demiyorsa Yarışları da kendimiz için yarışıyoruz. Koşuyorsak sadece kendimiz için koşuyoruz.
Yarış düzenleyen olmazsa bizim ne şekilde ,nasıl koştuğumuzdan kimsenin haberi olmayacaktır.
Bir 100 km dünya şampiyonasında IAU başkanına sordum . Bu yarışlarda neden hiç ödül verilmiyor.
Aynen şöyle cevap verdi (. Bizler DÜNYA ŞAMPİYONASI düzenlemek için milyarları harcıyoruz . Sizler sadece koşuyorsunuz . Başarınızı dünyaya duyuruyoruz birde üstüne paramı verelim dedi. Koştuğunuz için para alamazsınız . İşinizde başarılı olacaksınız. Ben dünya şampiyonası düzenlemesem sizleri kim tanır İyi koştuğunuzu kim görür ) dedi.MALCOLM CAMPBELL
Sonuç Ülkemizde de Ultra maratonlar, yol koşuları, pist koşuları,dağ koşuları ,Patika koşuları düzenlenmeseydi birbirimizden haberimiz bile olmayacaktı.
Önce birbirimizi sevmeliyiz,desteklemeliyiz. Ne kadar hızlı yada ne kadar yavaş koştuğumuzun b,r önemi yok . Birbirimizle değil kendimizle yarışmalıyız .

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s